Basit öğe kaydını göster

dc.contributor.authorÖzçelik, Mevlüt
dc.date.accessioned2025-03-28T07:08:25Z
dc.date.available2025-03-28T07:08:25Z
dc.date.issued2023
dc.identifier.issn2148-8177
dc.identifier.issn2148-8177
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12450/4742
dc.description.abstractBu çalışma, 17. Yüzyıl Osmanlı mutasavvıflarından Kâsım b. Salâhuddîn el-Hânî’nin (ö. 1109/1697) es-Seyrü ve’s-sülûk ilâ meliki’l-mülûk isimli eseri çerçevesinde nefsin mertebelerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya konu olan eserin dikkat çeken yönü, uzun yıllar tüccarlık yaptıktan sonra tasavvufa meylederek yedi yıl uzlete çekilen ardından iki yıla yakın kısa bir tahsil hayatından sonra hem müderrislik hem de şeyhlik makamına geçecek derecede kendini yetiştirmiş olan bir alimin kaleminden çıkmış olmasıdır. Eser, tasavvufun en temel meselelerinden biri olan “nefs” konusunu Halvetiyye tarikatında “atvâr-ı seb‘a” diye tabir edilen ve emmâre, levvâme, mülheme, mut’mainne, râzıye, marziyye ve kâmile olarak sayılan yedi makam esasına göre incelemektedir. Müellife göre nefs, bu makamlardan her birinde sonraki makama karşı on perdeyle perdelidir ve bu perdelerden her biri, sonrakine göre daha yoğun haldedir. Bu nedenle nefsin Allah Teâlâ'ya en uzak olduğu makam, O’nunla kendi arasındaki perdelerin en yoğun olduğu “emmâre” makamıdır. Bu makamları başarıyla aşarak vuslat-ı ilahîye nâil olmak ancak bir şeyhin gözetiminde seyrüsülûk yapmaya bağlıdır. Aksi takdirde vuslata erişmek mümkün olmadığı gibi bazen sâlikin yanlış itikatlara saplanarak yoldan çıkması bile söz konusu olabilir. Bu itibarla sâlik, seyrüsülûkünü tamamlayıncaya kadar özellikle de kendisine birtakım ilhamların gelmeye başladığı “mülheme” makamında, başına buyruk hareket etmekten kaçınıp şeyhin gözetimi altında şeriatın ahkâmına sımsıkı sarılmalı ve tarikatın âdâbı çerçevesinde yaşamaya devam etmelidir. Bu hassasiyet üzere seyrüsülûke devam eden sâlik, kurbiyet-i ilâhîye erişecek, Allah Teâlâ'nın yeryüzündeki halifesi olmaya ve nihayet insanları Allah’ın yoluna irşad etmeye layık bir mürşid haline gelecektir. Tasavvufa sülûk etmekten maksat, işte bu gayenin gerçekleşmesini sağlamaktır.
dc.language.isoturen_US
dc.publisherKafkas Üniversitesi
dc.relation.ispartofKafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisien_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectTasavvufen_US
dc.subjectHalvetiyyeen_US
dc.subjectnefsen_US
dc.subjectAtvâr-ı seb’aen_US
dc.subjectKâsım b. Salâhuddin el-Hânîen_US
dc.titlees-Seyrü ve’s-sülûk ilâ meliki’l-mülûk İsimli Eser Bağlamında Nefsin Mertebelerien_US
dc.typearticleen_US
dc.departmentAmasya Üniversitesien_US
dc.identifier.volume10en_US
dc.identifier.issue19en_US
dc.identifier.startpage270en_US
dc.identifier.endpage299en_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.institutionauthorÖzçelik, Mevlüt
dc.identifier.doi10.17050/kafkasilahiyat.1203460
dc.identifier.doihttps://doi.org/10.17050/kafkasilahiyat.1203460
dc.department-tempAMASYA ÜNİVERSİTESİ, 0000-0003-1434-2135, Türkiyeen_US
dc.snmzKA_DergiPark_20250327


Bu öğenin dosyaları:

DosyalarBoyutBiçimGöster

Bu öğe ile ilişkili dosya yok.

Bu öğe aşağıdaki koleksiyon(lar)da görünmektedir.

Basit öğe kaydını göster